İntihar

Yeri dar gelen bir cenin gibi hissettiriyor
Göbek bağı kordonuma dolanan şu kalabalık.
Dünya denen fahişenin rahminde,
Doğmayı bekliyorum…

Bazen içi boş kelimeler çalınıyor kulağıma,
Sevmekleri, sevişmekleri dinliyorum…
Gülmekleri, ağlamakları duyuyorum…
Nerden uydurmuşlar bunları, hayret!
Kendilerini avutmak için varolduklarını bilmesem,
Tanrı’nın bir mucizesi sanacağım insanları.
Ama onlar öyle aç ucubeler ki,
Hiçbir mucize onları doyuramıyor…
Nesnelere sarılarak yaşıyor kainatın gözbebeği!
Ne kadar komik!
Giyinipte kasılarak dolaştıkları cicileri
Benliğimi çıplak hissettiriyor…
Üşüyorum soğuk baharında…
Öyle titriyorum ki, dalımdan kopup
Sıcacık toprağa sarılasım geliyor…
Sonrasında da çürümek, ama onurluca…
Daha güzelini yaratamıyorlar bir türlü
Sahibi olmak için umarsızca harcadıkları mülkün!
Bense bir kuruşunu istemiyorum bu servertin,
Tek bir kuruşu olmaktan başka…
Adı bilinmeyen o yerlerde koşmak istiyorum…
Anılmak için isme ihtiyacı olmayanlardan olmak…
Arı , kelebek ve kuş hayvanlarından yükseklere uçup,
Onlar gibi bir yere konmak zorunda olmamak…
Ağlamaklı oldum nedense…
Acaba bunun sebebi ciğerlerime ilk kez dolmakta olan,
Yaşamın bekareti mi ne?
Ah…
Seni sefil insancık…
Bir rüyanın dünyasında açmıştın gözlerini…
Yaşı da tuzu da serap
Bekareti de…
Yeri dar gelen bir cenin gibi hissettiriyor
Göbek bağı kordonuma dolanan şu kalabalalık
Dünya denen fahişenin rahminde,
Doğmayı bekliyorum…
Mümkünse , nurtopu gibi..