Orospu Kalpler

Gözlerine inanamazsın ya bazen, belki de gözlerinin hakkı vardır. Belki ‘her şeye rağmen’ sürdürüleceğini iddia ederken birileri coşkuyla bir şeylerin, sandığının aksine, onda yalnızca bir miktar coşku vardır..Bilmem kaçıncı perdeden girer oyuna yan karakterler. Gıcır gıcır olman yetmez orada. Tek parça yürek de olsan, üç beş gramı dikkat çeker o “önemsiz” figüranların. Daralırmış çünkü bazen insan. Sonra pişman olacağı şeyler de yaparmış. Ama sen gözlerine bakarsın, ve tekrar aldanırsın. İnanamazsın pişmanlığın bir yanılsama olduğuna. Çünkü kocaman bir kendini gördüğünü sanırsın. Belki de gözlerinin hakkı vardır. Çünkü diğerlerinin üzerinde sen sadece bir yansımasın.
Aynı yolda tekrar yürünür de aynı çukurlara tekrar tekrar düşen biraz ucuz görünür. O çukur seni içine alma lütfunu gösterecek tek çukur olduğu yanılgısına kapılır. Kolun kanadın kırılır düştükçe, gülü sevene dikeni batar diye düşünür. O çukur senin gözünde bir çukur olmadığını bir türlü idrak edemez. Ve en nihayetinde, ardında gerçek bir çukur bırakıp gitmek zorunda kalırsın. Çünkü “o çukur o çukur!” derken ölecek olsan, seni kimsenin o çukura gömmeyeceğini anlarsın bir yerden sonra..
Orospu kalpler.. Mucizeleri piç edecek kadar yoğun kıvamları.Ve sonunda bir türlü kusamadığın öğürtüler gibi geliyor kulaklarına pişmalıkları. Bir bebek bulup büyütürsün. Bebek masumdur. Masuma sevgi dökülür. İçinde varsa eğer dökersin. Güzelliğini beş para ettirirsin aşıkların sihirli sazlarıyla. Sığınsın diye köşklere koyarsın sıcacık, ve çok derinlerinde, her türlü gürültüden uzakta. Göremez çirkini, bilemez gibi gelir sana. Ama bu artık nasıl bir mefhum, dışarıdan öğrenilmiyor gibi zaten.



İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir