Suyun Destanı

İlk başta yoktum,
Sonra, bir damla suda hayat buldum…

Buhar olup uçmamak için güneşe,
Parçalanmamak için bütüne karşı koydum..
Bir silahım yoktu savaşmak için,
Bende kimsenin kavrayamayacağı bir silah oldum!
Tanrılar kızdı bu isyanıma,
Bulutlara bindirdiler beni, sonra bıraktılar gökten aşağıya…
Rüzgar atım oldu, isyancı damlalar müttefiğim…
Toprak…O ise sadece muhaçtı bana…
Gücünü taktir ettim,Ama diz çökmedim okyanusa!
Toprağa sarıldım, toprak eşim oldu…
Aşkımızla çok geçmeden mineraller doğurdu…
Hepsini bağrıma bastım, hepsi benim oğlumdu…
Ve gel gör mucizemi,Baştan ayağa kutsal tohumlu bir ordu:
Herşeyiyle mükemmel “insanoğlu” can buldu!
O insan ki toprağı kucakladı,
Hayal gücüyle sınırlıydı, imkansızı yalanladı…
Ne yer, ne gök, hiçbiri onu durduramazdı…
Artık daha sert, biraz daha alıngandı,
Ama özünde hala bir damla su,
Kalıplanamayacak kadar akışkandı…
Dünya ayaklarımın altında…
Yalnız, sıkıldım sanki ay desenli tahtımda?
Bulutlara baktım, göklere, kovulduğum diyarlara…
Kapkara kesildiler, ve ıslandım isyankar damlaların yağmurunda…
Bir gün tekrar döneceğim,
Ve bu defa tahtımı da götüreceğim yanımda!
Ben suyum, askeriydim okyanusun,
Sebepsiz bir savaş çıktı, adı “ol” bu kabusun…
Kendim için fethettim, bayrağımda ay olsun,
Artık dalgalar benim elimde,
Artık ben, bir okyanusum!