15 Yaşında bir oğlan çocuğu

15 Yaşında bir oğlan çocuğu 1
Bugün nereden baksan güzel bir gün… Sence de öyle değil mi bebeğim?

Bugün 15’ime yeni bastım ben. Önümde belki de upuzun bir ömür var yaşanmayı bekleyen. İçim öylesine kıpır kıpır ki, öylesine işte… Mutlu olacağımı hissediyorum. Çok mutlu olacağım ben. Çünkü göz bebeklerimden, parmak uçlarımdan yaşam fışkırıyor benim.  Adımlarım küçükse de sık, sesim henüz oturmamışsa da canlı, gülüşüm nefesimmişçesine içten ve samimi. Kendi doğumum sanırım bu hissettiğim. Evet, sanırım bugün doğdum ben.
Bir perde var hala gözlerimin gördüğüyle gerçek olanlar arasında. Pembe ipekten örülmüş kalınca çok güzel bir perde. Arkasından sızan gölgeler dikkatimi çekip içimi ürpertemiyor hala. Hiç siyah sızamamış düşlerime. Kabuslar asılsız birer efsane. Zaman, sonu görünmeyen bir macera heyecanla atıldığım. Kanım deli, vücudum diri, tenim taze ve ateş gibi…  Bakışlarım belki toy, ama ışıl ışıl, meraklı ve ümitli. Ah dünya, seninle tanıştığıma o kadar memnunum ki, bütün bu güzellikler gerçekten de sırf benim için mi? Hepsine dokunmak istiyorum! Bir sonun varsa eğer, oraya kadar koşacağım. Ve sonra bunu tekrar tekrar yapacağım!
Kendimden geriye üç, iki, bir… Ve işte bugün… Gerçekten, nereden baksan güzel bir gün bugün! Sence de öyle değil mi bebeğim? Açmakta olan tomurcuğuyum ben suya resmedilen karanfilin. Hani o masumiyetini ve zerafetini taçlandıran, ebrunun. Ben olmadan eksik bu resim. Tüm kusurların merhemiyim. Çünkü tek başıma merhametim,güzele ulaşmak için duyulan özlemim, güzelliğim! On beş yaşındayım bugün. Ne bir erkeğim ne de bir çocuk. Korkutmayı da bilmem korkuyu da. Koklarım mis gibi kokarken, mis diye tüm kokuları. Oh! Ben güzelim, ve bunun bilincindeyim… Sanki ilk defa gençmişim gibi, yaşlanıp ölmelerime rağmen. Ve bir daha ölmeyecekmişimcesine, adım kadar eminken.
On beş yaşındayım bugün ben. Sarhoşum bu yaşta olmaktan. İçimde filler çiftleşiyor! İlk defa yeşeriyorum kahveyle mavi arasında. Ardımda gölgeler de türemedi henüz, çünkü boyum kısacık. Sakallarım sapsarı, yumuşacık. Avuçlarıma ne geçirip de hissedersem yumuşaklığını, yüreğim alev alev bir anda. Duygularım saf ve çelik gibi katışık. Bir tek kötü niyetim yok henüz. Arzularım bol, göz yaşlarım tuzlu ve beklentilerim düşlerimle karışık.
On beş yaşındayım bugün ben. On beş dakikalarım. Ama yorulmaksızın, tekrar tekrarım. Hem bir kaşif hemde bir mucidim edinilmemiş tecrübelere. Ve yeterince uzağım sanırım tekrar; tekrarlara ve tekrar edilmişlere. Kozam yine bembeyaz ipekten; içindeki bakir, dışında ki bakire. Ben güzelim…Dünya güzel… Bugün nereden baksan güzel bir gün, güzelim…

K..15 yaşında, saat 12ye vurduğunda tepedeki yakan güneş gibi, yeni doğmuş bir sevgili .. K



İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir