Hisset

Evet, ben de bir zamanlar liseye gidiyordum. Hayatımın en orijinal en fiyakalı parçasıdır lise hayatım. Orman bölge müdürlüğünden çık, nizamiyenin orada ki büfeye bir uğra,

ordan kapalı spor salonu solda fisko birlik ve oto yıkamacılar sağda kalacak şekilde yeni cami istikametinde mor ve ötesi dinlerken duman söyleyerek mavi gömleğine lacivert kravatına ve gri ceketine fazla gelen beatles saçlarınla zıplaya zıplaya git okuluna. Sonra işte ne bileyim, tellerden atla, civar harabelere gir çık, gitar çal, kavga et. On dört on beş yaşında cici cici kızlar bulup onlarla hoş vakitler geçir. Serseri bir tayfan olsun ve onlarla dilediğince ser, seril  Kötü alışkanlıklar daha alışkanlık değil de, gizemli cazip olaylar olsun ve çok lezzetli gelsin. Boşta kalırsan kimsenin okumadığı ve okumayacağı saçma sapan mistik kitaplara dalıp hallen. Ulaşabildiklerinle eğlen, ulaşamadığın bir çift güzel göze otur şiirler yaz. Sev, sevil, parklarda, bahçelerde bilimum dere ve göl kenarlarında umarsızca öpüşmeyi deneyimle. İnsanların gözlerinin içine bakarak hiç tereddüt etmeden ne mal olduklarını yüksek sesle söyle. Gücün yetiyorsa devir, yetmiyorsa yumruğu gözünün ortasına yedikten sonra kalk tekrar dene. Girmek için reşit olman gerektiğini söyledikleri yerlere reşit olmadan girip orada rüştünü ispatla. Birisi gelip senden bir şey istediği zaman ne istediğini ya da kim olduğunu düşünmeden elinde olanı ver, paylaş, ve bir daha hatırlama bile. Hiç bir şey olmaya çalışma, var ol sadece. Can pusulanın ibresi ne yöne kuzey diyorsa git oraya koş hemen. Gece gündüz bir olsun, saate bakmadan, saati takmadan yaşa. Onun yerine koluna başka güzellikler takıp saatlerce gez, gör, paylaş, sev, sevil, seviş. Seni istedikleri kadar yargılasınlar, sen kendine hep beraat ver. Israr et, hükmet, azmet, arzu et, hayal et ama vazgeçme. Cahil ol, saf ol, güçsüz ol, hiç ol ama mücadele et. Havayı koklayıp, ellerinle yüzünü yoklayıp ne kadar taze ve genç olduğunu hatırla sürekli. Ve bunu idrak edebilmenin seni ne kadar şanslı ve tehlikeli kıldığını görüp sonsuz bir enerji fışkırt ortalık yere.  Ağzında ki şekeri somalili yoksullar gibi emme, ısır bir anda, parçala! O dişlerin neden var sanıyorsun? Şeker bu öyle de bitecek böyle de. Ama bitmesinden korkarsan tadı hiç de öyle güzel olmuyor. Oturma, kalk! Yürüme, koş! Okuma, yaz! İzleme, yaşa! Sığma, taş! Sevişme sadece, ak içine onun! İşte ben böyle yaşadım hikayeci. Sen de beni görme, duy, hisset!

Ben, tek bir şans istedim!
Sen, olmaz dedin, çekildin…
Kocaman bir yaram var artık
Bak bu son demlerim…
Şimdilik yenildim ama,
Ölene dek beklerim!
Sen, her türlü dertlerimin,
Hem sebebi, hem çaresisin sevgilim..
Senin için çok masum dediler,
İnanmak istemedim…
Bir an için ağır geldiler
Eski günahlarım benim…
Seni ilk seven ben olmak isterdim,
Ama çok geç değil, bebeğim….
Görme! Beni duy! Hisset!
Yankı yapıyorsun içimde!
Birden azalırsa korkun,
Haykır adımı yüreğinde!
En güzel kokan çiçek seninle,
Aynı kaynaktan, su içmek istedim!
Bekledim bekledim, ben çok geciktim de
Emin olmak istedim, toprakla küsmediğime..
Özendim, bezendim ağladım
Durmadım günlerce!
Tüm hayatım tek damlada,
Tek bir damla içinde…
Seni ilk seven ben olmak isterdim
Ama çok geç değil, bebeğim!
Görme! Beni duy! Hisset!
Yankı yapıyorsun içimde!
Birden azalırsa korkun,
Haykır adımı yüreğinde!