Nasıl Güzel?

Önceden gazete bayileri vardı. Artık milletin kanallarına abone olup zilleri açıyoruz??? Ben bazen de direksiyonu elime alıp ağzımla “vın vın” yapıyorum. Bayıltan ok atıp tımarhaneye kapatacaklarına “story” çekip instagrama atıyorlar. Kar yağıyor bugün…

Miskinliğimi kaybettim sanırım. Bir kedim vardı sanki benle yaşamayı seçmiş, bana sormadan. Sonra giderken de tereddüt etmemiş, arkasına bile bakmamış. Aslında sadece kedileri severim, kaybetmeyi değil. Ama zaten miskinliğim de bir kedi değil, boktan bir huy. İyi yapmışım.

Deprem olacak diyorlar, elektrikler kesilecek, sular kesilecek. Kış böyle nasıldı? Bin beter olacakmış işte bundan. Güneş patlayacakmış, ozon delinecekmiş, ormanlar çöl olacakmış… Çöller ne olacak ulan o zaman? Paraya para demeyenleri merak ediyorum birde, bilmediklerinden mi öyle yoksa aslında ayıp bir kelime mi böyle puşt gibi, ibne gibi bir anlamı mı var acaba? Bilmemek ayıp değil.

Karı seviyorum. Adam olmak zor ama kardan adam olmak kolay. Yeteri kadar beklersen bembeyaz oluyorsun olum! Şaka değil! Bir mevsimliğine kıpırdamayan her şey kamufle oluyor. Sokaklar boş. Özellikle akşam saatleri. Boş ve soğuk. Tıpkı bir çok kadın gibi. Bazıları daha da beter. İyileride var. Onlar sıcak, öpüştükleri de oluyor. Ben kahve yapıyorum ısınmak için. Öpüşmek için kar yağmasını bekliyorum.

Beklerken kitap okuyorum. Polisiye bir roman. Esas gibi yazmışlar. Suç var suçlu var, tam da beklediğim gibi. Asansör şarkısı tadında kitap yazan insanlara imreniyorum. Anne kuş kendi gagasından taze solucanla beslemiş olmalı bunları. Ben yüksekten korkarım, uçaktan değil. Uçak ne güzel icat, bembeyaz bulutlar görüyorsun, en mutlu kadınlar hostes, hep gülerler.

Radyo dinleyen kalmadı sanırdım. Varmış. Evet evet, cidden. Ben kalbimin sesini bile dinlemiyorum bazen, gözlerim yolda ama aklım başka yerde. Şeritlere değerken irkilerek kendime geldiğimde sesler duyulur oluyor. Bir rüyadan uyanmak gibi. Bir rüyaya uyanmak gibi. Neyse kazasız belasız gidelim de, sigortam yok çünkü. Bağkurluyum taksidimi ödemedim. Öküz alırım o parayla.

Yollar kaygan. Zincirlerinizden başka kaybedecek neyiniz var? diye soruyorum. Arabalarını gösteriyorlar. Ben polemiğe girmem arkadaş, yardım ediyorum elime mi yapışır? Gücüm kuvvetim yerinde çok şükür. Kiminin parası kiminin duası. Başka memleketlerde çocuklar kapı kapı dolaşıp “şaka mı şeker mi” diye soruyorlar. Şeker tabi, şaka mı bu?